Üstün Zekalılarda Denetim Odağı

 

Üstün Zekalı öğrencilerimle çalışırken en çok duyduğum iki cümle: “Çok kolay, hemen yaparım.” ve “Bu çok zor” dur. Aslında çok masum, tanımlayıcı iki cümle gibi duruyor ilk bakışta. Fakat işin aslı bu cümleler benim için çok kritik. Bu konu üstün zekalıların tüm eğitimini baştan aşağı sarsan, giderek ciddi bir sorun haline gelen ve onları adım adım vasat olmaya ya da beklenmedik başarısızlığa (underachievement) doğru sürükleyen bir girdap.

Konuya bir örnekle giriş yapalım. Çocuğunuz üstün zekalı ve ilkokula başladı. Okumayı hemen söktü veya okumayı zaten biliyordu. Sayılarla arası iyi, birinci sınıf hatta ikinci sınıf kazanımlarına sahip. Dört işlem yapıyor, beşer, onar sayabiliyor. Üç basamaklı işlemler yapabiliyor. Matematik etkinliği/sınavını en çabuk ve hatasız o bitiriyor.

Ona bunun nasıl olduğunu sorduğumuzda alacağımız cevap sizce hangisi olur?

1- Çalıştım
2- Sorular kolaydı

Çok düşünmeye gerek yok. Cevap elbette “Sorular kolaydı” olacaktır. Hatta bunu biraz da gururla söyleyecektir.  Çünkü arkadaşlarının bu işi kendisi kadar kolay başaramadıklarını da fark edecektir. Birçok farklı derste ve ayrı sınavda bu durumu yaşamaya devam eden üstün zekalı çocuk bu durumları deneyimleye deneyimleye arkadaşlarından daha iyi ve zeki olduğunu düşünmeye başlayacak. Hatta belki evde ve okulda bu tarz yorumlar duyacak. Ödüllendirilecek…

Yani çocuğunuz başarılı olma durumunu zeki olması, soruların kolay olması gibi bir dış odağa bağlayacak. Kendi yaptığı şeylerin, çabasının aldığı sonuçları etkileyeceğini fark edemeyecek.

İlkokulu 90-100’den başka not görmeden, başarılarla, birinciliklerle, ödüllerle geçiren üstün zekalı çocuğun notları ortaokulda birden düşmeye başlar. Bu koşullarda çocuğa sınavdan kötü not almasının nedenini sorduğunuzda sizce hangi cevabı verir?

1- Çalışmadım
2- Sınav zordu

İşte bu noktada çocuğunuzdan aldığınız cevap “Sınav zordu” ise alarm zillerinin çalma vakti çoktan geçmiş demektir. Bu noktadan sonra duyacaklarınız muhtemelen şunlara dönüşecektir.

– Herkes kötü not aldı

– Öğretmen anlatmadığı yeri sordu

– Sınıfta çok ses oldu

– Dikkat hatası

– Öğretmen bana taktı

Burası çocuğun ve ailesinin çıkmaza girdiği noktadır. Çocuk soruların eskiden çok kolayken artık neden zor olduğunu anlayamaz. Artık arkadaşları onun kadar hatta ondan daha iyi notlar alıyordur. Başarı onun için dıştan bir odağa bağlı olduğu için kendini çaresiz hissetmeye başlar. İstediği sonuçları almak için kendisinin bir şeyler yapabileceğini hiç aklına getirmez. Çünkü sonuç için çabalamak onun hayatında hiç deneyimlemediği bir şeydir.

Ebeveynler ise yıllardır çok başarılı olan çocuklarının notlarının düşüşüne bir anlam veremezler. Çocuklarını çalışmamakla suçlamaya başlarlar. Oysa çocukları ilkokul sıralarında çalışmadan başarılı olurken hiç sorgulamamışlardır.

Araştırmalar gösteriyor ki; akademik veya diğer alanlarda başarı gösteren üstün zekalı öğrenciler iç denetimli iken, beklenmedik başarısızlık gösteren üstün zekalı öğrenciler ise dıştan denetimli.

Çocuklarımızın dıştan denetimli olmaya eğilimli olmamalarını sağlamak için kendi seviyelerine uygun zorlukta eğitim almaları ve yaşadıklarının sonuçlarının kendi kontrollerinde olduğunun bilincine varmalarını sağlayacak sosyal ve duygusal gelişim desteği verilmesi çok önemlidir. Üstün zekalı çocuklara hem  çaba=başarı denklemini içselleştirecek deneyimleri yaşatmak hem okulların hem de ebeveynlerin en önemli görevi.

Psikolojik Danışman
Üstün Zekalılar Öğretmeni
Üstün Zekalı Çocuklar Danışmanlık Merkezi Kurucusu

Psk.Dan. Banu Erciyes hakkında 15 makale
Psikolojik Danışman Üstün Zekalılar Öğretmeni Üstün Zekalı Çocuklar Danışmanlık Merkezi Kurucusu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*